<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sohbet.mn-sohbet,dini sohbet,islami sohbet,chat,yonja,kizlarla sohbet,sohbet.mn</title>
	<atom:link href="http://www.sohbet.mn/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbet.mn</link>
	<description>sohbet.mn-sohbet,chat,chat odasi,sohbet odasi,netlog sohbet,dini sohbet</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Sep 2010 07:07:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>&#8216;Başbakan korkudan Diyarbakır&#8217;da PKK lafını ağzına alamadı&#8217;</title>
		<link>http://www.sohbet.mn/2010/09/basbakan-korkudan-diyarbakirda-pkk-lafini-agzina-alamadi/</link>
		<comments>http://www.sohbet.mn/2010/09/basbakan-korkudan-diyarbakirda-pkk-lafini-agzina-alamadi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 07:07:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[guncel haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet.mn/?p=1930</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan&#8217;ın Diyarbakır mitingindeki konuşmasını &#8220;Elindeki bütün silahları aldım, ne diyecekti? Söyleyecek lafı kalmadı&#8221; sözleriyle değerlendirdi BOLU &#8211; Kılıçdaroğlu, Bolu gezisi yolunda verdiği molada gazetecilerle sohbet etti. Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır mitingindeki konuşmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, &#8220;Elindeki bütün silahları aldım, ne diyecekti? Söyleyecek lafı kalmadı. Beni suçluyor ama bir sürü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan&#8217;ın Diyarbakır mitingindeki konuşmasını &#8220;Elindeki bütün silahları aldım, ne diyecekti? Söyleyecek lafı kalmadı&#8221; sözleriyle değerlendirdi</p>
<p><span id="more-1930"></span></p>
<p>BOLU &#8211; Kılıçdaroğlu, Bolu gezisi yolunda verdiği molada gazetecilerle sohbet etti. Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır mitingindeki konuşmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, &#8220;Elindeki bütün silahları aldım, ne diyecekti? Söyleyecek lafı kalmadı. Beni suçluyor ama bir sürü şeyden çark etti. PKK lafını ağzına alamadı korkudan&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın &#8220;Diyarbakır cezaevi yıkılacak&#8221; açıklamasını da eleştirerek &#8220;İnsanlara geçmişte yapılanları göstermek istiyorsa müze yapsın, ona bile gücü yetmiyor. Diyarbakır’a getirdiği yenilik, yeni cezaevi, Diyarbakır’a hayırlı olsun&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’a mutlaka gideceğini, ancak bu ziyaretin referandum öncesi mi sonrası mı olacağının belli olmadığını belirtti</p>
<p>“12 EYLÜL ANAYASASI’NIN ÜSTÜNE KAÇAK KAT ÇIKIYORLAR”<br />
Kılıçdaroğlu, referandumda hayır kampanyasını Bolu’da yaptığı mitingle sürdürdü. Bolu’da coşkulu bir kalabalığa seslenen Kılıçdaroğlu, Köroğlu’nun Bolu Beyi’nin baskısına karşı mücadele ettiğini anımsatarak &#8220;Bolu hazır mı baskı ve zulmü reddetmeye? Size söz veriyorum, yetki verin, onların maskesini indireceğim&#8221; dedi.</p>
<p>Teşvik yasasından en çok Bolu’nun mağdur olduğunu ancak Bolu’daki 3 milletvekilinin tümünün AKP’li olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Bolululardan referandumda hayır diyerek AKP’yi cezalandırmasını istedi.Bolu’nun nüfusunun 270 bin olduğunu, buna karşılık 120 bin icra dosyası olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın gündeme getirdiği boy tartışmasını anımsatarak &#8220;Eğer sen boyunu merak ediyorsan gelirsin Bolu’ya, gidersin icra dairesine, 120 bin dosyayı koyarız üst üste, sen de yanında durursun, bakarız kimin boyu uzun?&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Hükümetin tüm telefonları dinlediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, &#8220;Dinlesin kardeşim. Derdini anlat da belki Recep Bey de duymuş olur böylece&#8221; dedi.</p>
<p>BAŞB:AKAN&#8217;IN VİLLASI<br />
<img src="http://i.radikal.com.tr/150x113/2010/09/04/fft16_mf532557.Jpeg" alt="" />Sözcü gazetesinin bugünkü sayısında Başbakan Erdoğan’ın havuzlu villasının fotoğraflarının bulunduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, &#8220;Som altından musluklar göreceksiniz orada. Özel havuzlar göreceksiniz, İtalya’dan gelen fayansları göreceksiniz. Bu kadar lüks&#8230; İslam’da lüks haramdır değil mi? Adama demezler mi, daha ne istiyorsun bu milletten? Sana havuzlu villa yaptık, git orada otur artık&#8221; diye konuştu. Vatandaşlardan 12 Eylül’de AKP’ye bir ders vermesini isteyen Kılıçdaroğlu, &#8220;O dersin sesi AB’de de ABD’de de duyulsun&#8221; dedi.</p>
<p>AKP’nin iftar çadırında &#8220;evet&#8221; propagandası yaptığını anımsatan Kılıçdaroğlu, &#8220;Din istismarı yapıyorlar. Allah aşkına, müslümanlığı istismar eden adamın yaptığına ne denir? Bunlarda utanma, arlanma, Allah korkusu var mı? Bari kuldan utanın bunları yapmayın. Onu da yaparlar bunlar. Onun için her şeyi sömürürler bunlar&#8221; diye konuştu.</p>
<p>-&#8221;BU DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELİYOR?&#8221;<br />
Kılıçdaroğlu, AKP’nin yargıyı siyasallaştırmak istediğini, referandumdan evet çıkması durumunda hakkı yenen vatandaşın Danıştay’a gitme hakkının elintden alındığını söyledi. AKP’nin evet propagandası için büyük miktarda para harcadığını, Türkiye’nin dört bir yanında &#8220;evet&#8221; afişlerinin bulunduğunu, gazetelere tam sayfa ilanlar verildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, &#8220;Sormyacak mı Bolulu kardeşim, bu değirmenin suyu nereden geliyor, nereden buluyorsun bu parayı? Açlık var, yoksulluk var, Recep Bey’in derdi başka. Memleketi döşetmiş baştan başa, baskı kuruyor, herkes evet desin&#8221; diye konuştu.</p>
<p>-&#8221;BAŞBAKAN ÖZAL’A UŞAK DEMİŞTİ, ŞİMDİ ÖZAL’IN DEVAMIYIZ DİYOR&#8221;-<br />
Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın &#8220;Biz Özal’ın devamıyız&#8221; dediğini, ancak geçmişte bunun tersi açıklamar yaptığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın 15 Ocak 1991’de Almanya’da yaptığı konuşmada söylediği &#8220;Şu anda Türkiye’nin başında olanlar biz baba değiliz diyor. Sayın Özal da öyle ifade etti. E sen bu memlekete baba değilsen bu memleket de seni azledecektir. Çünkü bu millete baba değilsin, azledileceksin. Baba değiller ama bunlar, uşak uşak. Neyin uşağı? Batı’nın uşağı, ABD’nin uşağı. Tabii uşaktan baba olmaz&#8221; sözlerini okudu. &#8220;O zaman ben de soruyorum, Recep Bey sen de uşak mısın?&#8221; diye soran Kılıçdaroğlu, &#8220;Eğer sen geçmişteki siyasileri yeri zamanı gelince en ağır şekilde eleştirip sonra Anayasa’ya oy toplamaya gelince acaba geçmişte Anavatan Partisi’ne oy verenlerin oyunu da alabilir miyim diye milleti kandıracağını mı zannediyorsun? Bu kardeşin senin maskeni indirecek Recep Bey. Maskeni indireceğim, seni halka teşhir edeceğim&#8221; dedi.</p>
<p>-&#8221;12 EYLÜL ANAYASASI’NIN ÜSTÜNE KAÇAK KAT ÇIKIYORLAR&#8221;-<br />
Başbakan’ın &#8220;Rabbena hep bana&#8221; anlayışında olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, &#8220;Rabbena hep bana düzenini yıkacağız. Halkın düzenini kuracağız&#8221; dedi. AKP’lilerin korkudan hayır lafını bile ağızlarına alamadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, AKP’nin 12 Eylül anayasını değiştirmediğini, 12 Eylül anayasasının üstüne &#8220;kaçak kat çıktığını&#8221; söyledi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda vatandaşları &#8220;Oyunuz hayırlı olsun, yüreğiniz insan sevgisiyle dolsun&#8221; sözleriyle selamladı.  Meydanda bulunanlar Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını sık sık &#8220;Başbakan Kemal&#8221; sloganlarıyla keserken &#8220;Oyum hayır&#8221;, &#8220;Bertaraf olmamak için hayır&#8221;, &#8220;AKP’nin aldatma ve kandırma düzenine hayır&#8221;, &#8220;5 kg patates 1 simit&#8221;, &#8220;Memleketi soydum, başucuma koydum, ben bir Anayasa uydurdum, duma duma dum, referandum&#8221;, &#8220;Recep Bey Başvekil, vatandaş aç sefil&#8221; pankartları dikkat çekti</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet.mn/2010/09/basbakan-korkudan-diyarbakirda-pkk-lafini-agzina-alamadi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dini sohbet O bina ibret abidesi olacak mı</title>
		<link>http://www.sohbet.mn/2010/09/dini-sohbet-o-bina-ibret-abidesi-olacak-mi/</link>
		<comments>http://www.sohbet.mn/2010/09/dini-sohbet-o-bina-ibret-abidesi-olacak-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 07:05:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet.mn/?p=1928</guid>
		<description><![CDATA[dini sohbet Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;a Diyarbakır E Tipi Cezaevi&#8217;nin müzeye dönüştürülmesini öneren Diyarbakır Baro Başkanı Emin Aktar, &#8216;olumlu&#8217; yaklaşım gördüğünü söyledi. Öneriyi Diyarbakır&#8217;daki diğer sivil toplum örgütleri de destekliyor DİYARBAKIR &#8211; Başbakan, Diyarbakır’da önceki gün düzenlediği mitingde Diyarbakır Cezaevi’nin yıkılacağını açıklamıştı. Erdoğan, mitingin ardından Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü’nde verilen iftar yemeğinde sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>dini sohbet Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;a Diyarbakır E Tipi Cezaevi&#8217;nin müzeye dönüştürülmesini öneren Diyarbakır Baro Başkanı Emin Aktar, &#8216;olumlu&#8217; yaklaşım gördüğünü söyledi. Öneriyi Diyarbakır&#8217;daki diğer sivil toplum örgütleri de destekliyor</p>
<p><span id="more-1928"></span></p>
<p>DİYARBAKIR &#8211; Başbakan, Diyarbakır’da önceki <a onmouseover="showAd('26971','101220','64b0a040' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>gün</strong></span></a> düzenlediği mitingde Diyarbakır Cezaevi’nin yıkılacağını açıklamıştı. Erdoğan, mitingin ardından Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü’nde verilen iftar yemeğinde sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. İftarda Erdoğan’ın yanına giden Baro Başkanı Aktar, Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nin ‘müzeye dönüştürülmesine’ ilişkin taleplerini iletti.</p>
<p>Dün konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Aktar, şu bilgileri verdi: “Konuyu akşamki görüşme sırasında Sayın Başbakan’a özel olarak söyledim, ‘Diyarbakır Cezaevi’nin yıkılması, hafızamızın silinmesi anlamına gelir’ dedim. 12 <a onmouseover="showAd('26980','100701','9e08a611' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Eylül</strong></span></a>’de yaşanan vahşetin gelecek kuşaklarca bilinmesi gerekir. Gelecek kuşakların, darbelerin ne kadar kötü olduğunu algılaması açısından da önemli olduğunu, bu nedenle oranın müze yapılmasında yarar olduğunu söyledim. Başbakan Erdoğan, karar aşamasında bu talebimizi değerlendireceklerini söyledi.”</p>
<p>Güneydoğu Sanayici <a onmouseover="showAd('26913','101217','fe91bf39' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>ve</strong></span></a> İşadamları Derneği (GÜNSİAD) Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu da Aktar’ın önerisine destek çıktı. Bedirhanoğlu, 12 Eylül darbesinin ardından Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde yaşanan insanlık dışı uygulamaların artık tüm dünya tarafından bilindiğini ifade ederek, Diyarbakır’daki tüm sivil toplum örgütlerinin Diyarbakır Cezaevi’nin müzeye dönüştürülmesini istediğini söyledi. Bedirhanoğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Sayın Başbakan Erdoğan’a, dünkü görüşmemizde Baro Başkanımız Emin Aktar cezaevinin yıkılması yerine müzeye dönüştürülmesi talebini iletti. Oradaki sivil toplum örgütünün temsilcileri olarak bizler de bu talebi desteklediğimizi ifade ettik. Başbakanımız, cezaevinin müzeye dönüştürülmesi talebini olumlu buldu. Umarım karar aşamasında bu talebimiz gerçekleşir. 12 Eylül darbesinden sonra <a onmouseover="showAd('26970','100063','4f05542d' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Türkiye</strong></span></a>’deki en büyük vahşet, Diyarbakır Cezaevi’nde yaşandı. The Times, 2008 yılında dünyanın en kötü 10 cezaevi arasında Diyarbakır Cezaevi’ni de göstermişti. Gelecek nesillere darbelerin ne kadar kötü olduğunu ancak bu cezaevini müzeye dönüştürerek aktarabiliriz.”</p>
<p>Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Galip Ensarioğlu da geçmişle yüzleşmenin erdemlilik olduğunu ifade ederek, 12 Eylül sonrası Türkiye’de Diyarbakır’da yaşanan işkence ile acıların sembolünün Diyarbakır Cezaevi olduğunu vurguladı. Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nin mutlaka anılarda tutulması gerektiğini ifade eden Ensarioğlu, “Bu nedenle orayı mutlaka müze haline getirmek lazım. Orada yaşanan dramları Türkiye’nin unutmaması gerekir” dedi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet.mn/2010/09/dini-sohbet-o-bina-ibret-abidesi-olacak-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sohbet Kılıçdaroğlu: Diyarbakır&#8217;a oy değil çözüm için geleceğim diyarbakir  sohbet</title>
		<link>http://www.sohbet.mn/2010/09/sohbet-kilicdaroglu-diyarbakira-oy-degil-cozum-icin-gelecegim-diyarbakir-sohbet/</link>
		<comments>http://www.sohbet.mn/2010/09/sohbet-kilicdaroglu-diyarbakira-oy-degil-cozum-icin-gelecegim-diyarbakir-sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 07:02:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet.mn/?p=1925</guid>
		<description><![CDATA[iste sohbet diyarbakir sohbet CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile dün Bolu konuşmasında “Erdoğan’ın elindeki bütün silahları aldım’ demesi” ve Diyarbakır Cezaevi örneği vermesi ardından telefonla konuştum. Başka hangi silahları aldığını düşünüyordu, Diyarbakır Cezaevi’nin müze yapılması gibi Diyarbakır’ın neredeyse ortak talebi olan konuyu özellikle mi seçmişti ve Diyarbakır’a referandum öncesi gitmeyi planlıyor muydu? Kılıçdaroğlu’nun bu sorulara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>iste sohbet diyarbakir sohbet CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile dün Bolu konuşmasında “Erdoğan’ın elindeki bütün silahları aldım’ demesi” ve Diyarbakır Cezaevi örneği vermesi ardından telefonla konuştum.<br />
Başka hangi silahları aldığını düşünüyordu, Diyarbakır Cezaevi’nin müze yapılması gibi Diyarbakır’ın neredeyse ortak talebi olan konuyu özellikle mi seçmişti ve Diyarbakır’a referandum öncesi gitmeyi planlıyor muydu?</p>
<p><span id="more-1925"></span>Kılıçdaroğlu’nun bu sorulara verdiği yanıtlar, CHP liderinin partisini Kürt seçmene affettirmek için geçen hafta Batman, Elazığ ve Bingöl’de söylediği ‘Suç bizde’ söyleminin asıl 12 Eylül’deki referandum sonrasında eyleme geçeceğini gösteriyor. CHP, Diyarbakır’a ‘sosyal demokrat bir hareket olarak’ ve ‘çözüm’ için dönerek kendini affettirmeyi istiyor.<br />
Kılıçdaroğlu, CHP’nin yeni Doğu ve Güneydoğu raporunu Diyarbakır ziyaretine hazır etmeye çalıştıklarını, ama olmazsa, rapordan sonra ve ‘artık daha sık’ Diyarbakır’ı ziyaret edeceğini söylüyor. İşte sorular ve yanıtları:</p>
<p><strong>‘O artık derin devletin yanında’</strong><br />
* “Erdoğan’ın elindeki silahları aldım” derken aklınızda başka neler vardı?<br />
* “Diyarbakır Cezaevi’ni zaten söyledim. Diyarbakırlıların buranın müze haline getirilmesi talepleri var, biz de buna inanıyoruz. Ama başka konular da var. Örneğin Van’daki kışladan Mustafa Muğlalı isminin kaldırılmasını istedim. Hükümet samimiyse kaldırır. Yüzde 10 barajının düşürülmesi talebimiz bir başka samimiyet konusu. Başbakan devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılmasını anlatıyor, ama onların yerine DGM’leri aratmayacak özel yetkili mahkemeleri getiriyor. Diyarbakırlılara faili meçhul cinayetlerden söz ediyor, ama CHP faili meçhul cinayetlerin Meclis’te araştırılmasını isteyince reddediyor. Diyarbakırlılara bunu neden söylemiyor?<br />
O artık karşı cephede yer aldı. O artık derin devletin yanında.”<br />
* Siz Diyarbakır’a gidip bunları anlatacak mısınız? Referandumdan önce gitmeyi düşünüyor musunuz?<br />
*“Diyarbakır’ı mutlaka ziyaret etmek istiyorum. Ancak referandumdan önce olamayacak sanırım.”<br />
* Daha önce 81 günde 81 il demiştiniz onun için soruyorum.<br />
* “Hâlâ bunu söylüyorum, 81 ili de ziyaret edeceğim, ama bazıları zaman yokluğundan referandum sonrasına kalacak.<br />
Şunu da söyleyeyim: Görüşlerimizi Diyarbakırlılara anlatacağız, ama Diyarbakır’a evet ya da hayır oyu istemeye değil, Diyarbakırlıların sorunlarına birlikte çözüm aramaya geleceğim.<br />
Diyarbakırlılar Başbakan’ın onlara ne vaat ettiğini dinlediler. Tatmin oldularsa evet desinler. Tatmin olmayanlar, değişimin önünün açılması için hayır desinler. Ama biz gelip değişimi anlatmak istiyoruz.”<br />
Bir anlamda affettirmek için&#8230;<br />
* Çözüm derken herhalde Diyarbakır şehrinin sorunlarından söz etmiyorsunuz değil mi? Kürt sorunu anlatacaklarınız arasında var mı?<br />
* “Var olan bütün sorunlara yönelik olarak görüşlerimizi açıklayacak, Diyarbakırlıların görüşlerini dinleyeceğiz. Arkadaşlarımız yeni bir Doğu-Güneydoğu raporu hazırlıyor. Belki o zamana dek raporlarımız hazır hale gelir, onları da tartışırız.”<br />
* Buradan, yeni raporu Diyarbakır’da açıklayacağınız sonucu çıkabilir mi?<br />
* “Hayır, onu söylemek doğru olmaz. Belki rapor çıkmadan giderim, rapor çıktıktan sonra bir daha giderim. Artık daha sık Diyarbakır’ı ziyaret etmek istiyoruz. Daha çok dinleyecek, daha çok konuşacağız.”<br />
* Bu bir anlamda kendinizi affettirmeye çalışmak anlamına mı geliyor?<br />
* “Bir anlamda öyle&#8230; Daha fazla dinleyecek, daha fazla anlatacağız. CHP’nin mevcut soruna çözüm için ‘Üçüncü Yol’ olduğunu anlatacağız. Yani hem etnik kimliklere saygılı, hem de ülkenin bütünlüğüne, demokrasiye saygılı bir çözüm yolu&#8230;”<br />
* CHP son dönem Diyarbakır’da sesini duyuramıyordu&#8230;<br />
* “Daha çok dinleyecek, daha çok anlatacağız. Diyarbakır’a soysal demokrat hareket olarak geleceğiz. CHP bir sosyal demokrat hareket olarak Diyarbakır’da güçlüydü. Yeniden bir sosyal demokrat hareket olarak güçlenmeye çalışacağız.”<br />
***<br />
Kılıçdaroğlu’nun sözleri,  Diyarbakır’da nasıl yankılanacak? Bunu kısa dönemde ölçmenin bir yolu yok. Zaten kendisi de Doğu ve Güneydoğu’ya yönelik asıl çalışmayı referandum sonrasında yürüteceğini söylüyor.<br />
Bunun bir anlamı var: CHP Kılıçdaroğlu yönetiminde 2011 seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu’dan yine milletvekili çıkarmak, o bölgede de yeniden var olmak istiyor.<br />
Bu yolun, bölgedeki seçmenin sorunlarına ‘o aslında bildiğiniz gibi değil’ diye yaklaşmak yerine, dile getirdiği sorunları ciddiye almak ve kendi siyaseti ile talepleri buluşabildiği kadar buluşturmak istiyor. Yüzde 10 barajı, faili meçhul cinayetlerin araştırılması, özel yetkili mahkemelere karşı duruş, Diyarbakır Cezaevi’nin müze yapılması ve Muğlalı kışlası aslında bölgedeki taleplerle CHP’deki yeni anlayışın buluşma noktaları.<br />
Diyarbakırlı sivil kuruluşların önceden taleplerini iletmesine karşın 3 Eylül mitinginde Başbakan Erdoğan’ın müze sözü yerine yıkım sözü vermesi, örneğin Diyarbakır Baro Başkanı Emin Aktar tarafından “Hafızamızın” silinmesini istemiyoruz, onunla hesaplaşmak istiyoruz’ tepkisiyle karşılanmıştı. Ancak Kılıçdaroğlu’nun aynı akşam CNN Türk’teki programda müze talebine sahip çıkması üzerine dün Erdoğan aslında müze talebi üzerinde de durulabileceğini söyledi.<br />
Bu örnek tek başına Kılıçdaroğlu’nun bölgede CHP’ye yeniden yer açabileceği için yeterli olmayabilir. Ama yine de artık elde bir örnek var ve etkisi de bizzat Erdoğan’ın tutumunu değiştirme ihtiyacı duymasından anlaşılabiliyor.<br />
Türkiye’de olan her şeyi büyük bir dikkatle izleyen Diyarbakır’ın bu değişimi izlemeye almaması düşünülemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet.mn/2010/09/sohbet-kilicdaroglu-diyarbakira-oy-degil-cozum-icin-gelecegim-diyarbakir-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muson Meltem&#8217;I dindirmiş</title>
		<link>http://www.sohbet.mn/2010/09/muson-meltemi-dindirmis/</link>
		<comments>http://www.sohbet.mn/2010/09/muson-meltemi-dindirmis/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 07:09:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[magazin haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet.mn/?p=1923</guid>
		<description><![CDATA[BOLLYWOOD yapımı &#8216;Tell Me Of Khudaa&#8217; filminin çekimlerini tamamlayarak Türkiye&#8217;ye dönen Meltem Cumbul, Cihangir&#8217;de görüntülendi. Cumbul, &#8216;Muson yağmurları nedeniyle sık sık çekimler ertelendi. Zor şartlar altında nasıl film çekilir, yaşayarak gördüm&#8217; dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BOLLYWOOD yapımı &#8216;Tell Me Of Khudaa&#8217; filminin çekimlerini tamamlayarak Türkiye&#8217;ye dönen Meltem Cumbul, Cihangir&#8217;de görüntülendi. Cumbul, &#8216;Muson yağmurları nedeniyle sık sık çekimler</p>
<p><span id="more-1923"></span></p>
<p>ertelendi. Zor şartlar altında nasıl film çekilir, yaşayarak gördüm&#8217; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet.mn/2010/09/muson-meltemi-dindirmis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dini sohbet 12 Eylül AKP&#8217;nin güven oylaması</title>
		<link>http://www.sohbet.mn/2010/09/dini-sohbet-12-eylul-akpnin-guven-oylamasi/</link>
		<comments>http://www.sohbet.mn/2010/09/dini-sohbet-12-eylul-akpnin-guven-oylamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 07:07:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet.mn/?p=1921</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Bahçeli, hükümetin &#8216;ayakları yerden kesilmiş ne yapacağını bilmediğini&#8217; öne sürerek, &#8216;Referandum, AKP&#8217;nin geleceği açısından güvenoyu niteliği taşıyor&#8217; dedi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 12 Eylül referandumunun, AKP için güvenoyu olduğunu iddia etti. Bahçeli, Yozgat&#8217;ın Yerköy ve Kırşehir&#8217;in Çiçekdağı İlçesi&#8217;nde halka hitap etti. AKP&#8217;nin referandum çalışmalarında devletin imkanlarını kullandığını savunan Bahçeli özetle şunları söyledi: Anayasa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Devlet Bahçeli, hükümetin &#8216;ayakları yerden kesilmiş ne yapacağını bilmediğini&#8217; öne sürerek, &#8216;Referandum, AKP&#8217;nin geleceği açısından güvenoyu niteliği taşıyor&#8217; dedi</strong></p>
<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 12 Eylül referandumunun, AKP için güvenoyu olduğunu iddia etti. Bahçeli, Yozgat&#8217;ın Yerköy ve Kırşehir&#8217;in Çiçekdağı İlçesi&#8217;nde halka hitap etti.<br />
AKP&#8217;nin referandum çalışmalarında devletin imkanlarını kullandığını savunan Bahçeli özetle şunları söyledi:<br />
Anayasa değişikliği milletin anayasası olmaktan çıktı, bir kişinin veya bir partinin anayasası haline dönüştü.</p>
<p><span id="more-1921"></span></p>
<p> Bu halkoylaması, 8 yıla yakın bu ülkeyi yöneten AKP yönetiminin gelecekte milletimiz yoluyla bir testi olacaktır. AKP&#8217;nin bir anlamda geleceği açısından da bir güven oyu niteliği taşıyor.</p>
<p>- &#8217;Bitaraf olmayın bertaraf olursunuz&#8217; diyor veya &#8216;halkoylaması sonrası huzuruma nasıl geleceksiniz&#8217; diyor. Sen kim oluyorsun ki halkın iradesiyle geldiğin yere &#8216;huzuruma nasıl  gelirsiniz&#8217; diye, halkı sorguluyorsun.</p>
<p>- Bu açılım adı altında anayasa değişikliği ile Türkiye&#8217;yi bölünmeye götürebilecek, iç çatışmayı sürükleyecek tarihi hatalara düşen bir Başbakan var. </p>
<p>- Kalkıyor esnafa sanki genel seçim varmış gibi faiz oranlarını düşürüyor, memura başka vaat veriyor, çiftçiye bilmem ne diyor, aslı yok astarı yok, &#8216;seçimden  sonra bakarız&#8217; diyor.</p>
<p><strong>NEDEN AÇIKLAMIYORSUNUZ<br />
</strong>&#8216;Herkesİn kabul ettiği, halkoylamasına dahi ihtiyaç duyulmadan genel kurulda temsil edilen veya grubu bulunan partilerin de desteğini almak suretiyle bir anayasa yapmak mümkün iken, bunu tercih etmeyip, sadece Meclis&#8217;teki çoğunluğuna güvenerek referandum yoluyla bir değişikliği başaracağınızı düşünerek hareket etmenizin bir sebebi olsa gerektir. Bu sebebi neden açıklamıyorsunuz?&#8217;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet.mn/2010/09/dini-sohbet-12-eylul-akpnin-guven-oylamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sohbet MHP&#8217;den şok Öcalan iddiası sohbet odalari</title>
		<link>http://www.sohbet.mn/2010/09/sohbet-mhpden-sok-ocalan-iddiasi-sohbet-odalari/</link>
		<comments>http://www.sohbet.mn/2010/09/sohbet-mhpden-sok-ocalan-iddiasi-sohbet-odalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 07:05:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet.mn/?p=1919</guid>
		<description><![CDATA[olurmu olur iste o sohbet İstihbaratım sağlam” diyen MHP Genel Başkan Yardımcısı Bölükbaşı, referandum sonrasında AKP’nin “Genel af” çıkaracağını ve Öcalan’a süreç içinde “Mandela modeli” uygulanarak ev hapsi getirileceğini öne sürüyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı, referandum kampanyalarında ortaya atılan iddialar ve referandum sonrası için ilginç iddialarda bulundu. Bölükbaşı Vatan’dan Deniz Güçer&#8217;in sorularını şöyle yanıtladı.ayın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>olurmu olur iste o sohbet İstihbaratım sağlam” diyen MHP Genel Başkan Yardımcısı Bölükbaşı, referandum sonrasında AKP’nin “Genel af” çıkaracağını ve Öcalan’a süreç içinde “Mandela modeli” uygulanarak ev hapsi getirileceğini öne sürüyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı, referandum kampanyalarında ortaya atılan iddialar ve referandum sonrası için ilginç iddialarda bulundu. Bölükbaşı Vatan’dan Deniz Güçer&#8217;in sorularını şöyle yanıtladı.ayın Başbakan, “Bedelini ödeyen ülkücüler evet, ödemeyenler hayır diyor” yorumu yaptı?</p>
<p><span id="more-1919"></span></p>
<p>Sanırsınız ki Başbakan aslında ülkücüydü, 30 yıldır bu hislerini bastırdı, dışa vuramadı. Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunu okurken de açığa çıktı. Bunlar Başbakan’ın zor durumda olduğunu gösteriyor. Milli irade dolandırıcılığına soyunan Başbakan, hukuki, vicdani, ahlaki bütün gayri meşru yolları deniyor. Bu da onlardan biri. Sana mı kaldı? Başbakan siyasi kariyeri boyunca ülkücüleri her zaman kendince aşağılamaya çalışmıştır. Ülkücülüğü Başbakan’la mı tartışayım, geçmişi ortada.</p>
<p>* Kampanyanızda “Anayasa bölecek” diyorsunuz. Hangi maddede böyle bir yorum var?</p>
<p>Tam da konunun özü budur. Başbakan ve AKP’nin iki gizli gündemi anayasa paketine tuzak maddeler halinde yerleştirilmiştir. HSYK ve Anayasa Mahkemesi’nin yapısının değiştirilmesi. 17 Nisan 2010, anayasa paketi Meclis’e geldi ve Başbakan TV 24’te şunları söyledi: “Bu paket bizim açılım sürecinin çok önemli bir adımıdır. İlerde atacağımız adımların önü açılacaktır.” O açılımın ne olduğunu anlayabilmek için Habur’u hatırlamak yeter. Habur bu açılımın aynasıdır, bu anayasa değişiklik paketi de anahtarıdır.</p>
<p>* Nasıl bir anahtar?</p>
<p>Açılımda Başbakan PKK’nın taleplerini taksit taksit hayata geçirmeye angaje olmuştur. “Türkiyelilik” zırvası ekseninde yeni bir kimlik, eğitim sistemimize kademeli olarak Kürtçe’nin alınmasının önünün açılması, bir nevi eyaletler sistemine geçişin alt yapısının hazırlanması, genel af&#8230; Ama Anayasa’nın 3. maddesi değişmez hükümdür. Bu hüküm durduğu müddetçe siz PKK’nın bu taleplerini hayata geçirmeye kalkarsanız, Anayasa suçu işlemiş olursunuz.</p>
<p>* Bu madde değişmiyor ki?</p>
<p>O maddeye aykırı davranırsanız, ‘Bölünmez bütünlük ilkesine aykırı eylemlerin odağı’ haline gelirsiniz. Sizi Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi yargılar. İkincisi, partiniz aynı gerekçeyle kapatılır. Bunları Meclis’ten çoğunluğunuz olduğu için geçirirsiniz. Yine bu maddeye aykırı olduğu için AYM iptal eder. Sayın Başbakan bunun için Anayasa Mahkemesi’ni ele geçirmek istiyor. Açılımın önü böyle açılacak. “Kendi siyasi görüşüme uygun bir AYM oluşturursam, geçer” diyor. Çok sevdiği tabirle Anayasa Mahkemesi’ni bertaraf ediyor.</p>
<p>* HSYK düzenlemesi de tuzak diyeceksiniz?</p>
<p>Evet. AKP hırsızlıklıklarının, yolsuzluklarının hesabını yargı önünde vermekten kaçmaktadır. Başbakan kendisini muhtemelen ilerde yargılayacak AYM’yi ele geçirmek istiyor. AKP’nin diğer hırsızlık yapanları ise adli mahkemelerde hesap verecek. Bunun için de HSYK’yı ele geçirmek istiyor. Türk milletini 12 Eylül’de aldatma imkanı bulabilirse -hiç zannetmiyorum ama- baskılar, korkular ve karanlıklar imparatorluğunun sivil diktatörlüğünü ilan etme önünde hiçbir engel kalmayacak.</p>
<p>* Genel af dediniz ama Başbakan, CHP Lideri’nin açıklamasından sonra kapıları kapattı?</p>
<p>Allah Allah kapattı mı? Habur ne oldu peki? O rezaletini Başbakan, MİT Müsteşarı Emre Taner’i göndererek, Barzani aracılığıyla Kandil çeteleriyle pazarlık sonucu hazırlamıştır. “Pişman değiliz, İmralı’nın talimatıyla geldik” diyenlere de ‘Sana etkin pişmanlık uyguluyorum, geç’ dediler. Bu bir af değil mi?</p>
<p>* Ama sonrasında tutuklandılar?</p>
<p>Mecbur kaldıkları için tutukladılar. Ama Habur’da fiili af uygulandı. Başbakan geçmişte çok defa, ‘TCK 22 yani etkin pişmanlığı düzenleyen maddenin esnetilebileceğini’ söyledi.</p>
<p>* Yine de af çıkacak mı diyorsunuz?</p>
<p>Sayın Başbakan bir affa hazırlanmaktadır diyorum. Barzani, Talabani ve ABD ile bu affın genel çerçevesi hakkında mutabakat aradıkları anlaşılıyor. Ana unsurlar şöyle: Kandil’deki 154 civarındaki sözde yönetici şimdilik af kapsamının dışında bırakılacak. Siyasi mülteci olarak üçüncü bir ülkeye gönderilecekler.</p>
<p>* Hangi ülkeye?</p>
<p>Bunun için önce İsveç düşünülmüştü. Fakat bir pürüz çıktığı anlaşılıyor. Şimdi bir Körfez ülkesine gönderebilir miyiz pazarlığı yapmaktadırlar. Gitmek istemeyenler Kuzey Irak’ta kalabilecekler. Barzani onlara, ‘Elinize silah almayacaksınız. Türkiye aleyhine faaliyet gösteren bir siyasi parti olarak kalabilirsiniz’ demiştir.</p>
<p>* Etkin pişmanlık genel affa mı benzetilecek?</p>
<p>Etkin pişmanlık hükmü esnetilecek ve diğer teröristler teröre karışıp karışmadığına, pişman olup olmadığına bakmadan getirilecekler. Bunlara rehabilitasyon programları uygulanacak. Toplumsal hayata yeniden entegre olmaları, iş kurmaları için kredi verilecek, maddi yardım yapılacak. İkincisi siyasi hayata katılmalarının sağlanmasıdır ve PKK hüviyetiyle siyasette yer alıp parlamentoya geleceklerdir.</p>
<p>* CHP’den bazı isimler “Genel af Öcalan’ı da kapsar” diyor?</p>
<p>Ama Sayın Başbakan çok iyi biliyor ki, İmralı canisi ve af yan yana gelirse Türkiye ayağa kalkar. İmralı’daki misafirlik şartlarını düzeltilttiler. İngiltere’den nem geçirmeyecek duvar kağıtları falan yapıldı. Örgütü yönetmesine hiç ses çıkarmıyorlar. Bir süre sonra siyasi çözüm sürecine paralel olarak ve imkan bulabilirlerse Öcalan’ı ev hapsine -Mandela modelinde olduğu gibi- almayı planlıyorlar. Çok uzun vadede, ‘Toplumsal yaralar sarıldı, yeni dönem başlıyor’ diyerek affetmeyi hedefliyorlar.</p>
<p>* İstihbaratınız sağlam gibi konuşuyorsunuz?</p>
<p>Ben 35 yıl Dışişleri’nde görev yaptıktan sonra siyasete girdim. Çok sağlam denilebilir.</p>
<p>* Hangi Körfez ülkesi ve pazarlıklar kimler arasında yürütülüyor?</p>
<p>Barzani üzerinden yürütülüyor. Eskiden MİT Müsteşarı gitmişti. Şimdi kim gidiyor bilmiyorum. Yeni müsteşar nerelere gidiyor bakarsanız çıkar.</p>
<p>* Boykot kararına iktidar da destek vermiyor ama?</p>
<p>Bu boykot AKP’nin işine yarar. Genel Başkan, İmralı görüşmesini söylediğinde Başbakan, ‘şerefsizler’ dedi, sonra kabul etti ve “Devlet görüşür” dedi. MİT MHP’ye mi bağlı, Başbakan’a mı? İmralı 27 Ağustos’ta “Halkımız AKP’yi samimi, ciddi görürse evete döner” diyor. Yani “Sen bu değişikliği yetersiz de bulsan evet de, sonra ben kapsamlı bir anayasa değişikliği yapacağım. Senin taleplerin de yer alacak” pazarlığı var ortada. Başbakan, PKK’ya vadeli çek veriyor. Boykot sahte bir boykottur. O bölgenin sandıkları açıldığında ne sonuç çıkacağını göreceksiniz.</p>
<p>* Sayın Bahçeli’nin koalisyon hükümeti döneminde Barzani’ye para gönderdiği iddiaları gündeme geldi?</p>
<p>Çok ilginç değil mi? Referandum sürecinde birden 57. hükümet döneminde Barzani’ye Bahçeli’nin onayıyla para, silah verildiği iddiaları ortaya atılıyor. Bunu yazan gazete Başbakan’ın, 2 kamu bankasından usulsüz kredi verdirerek Çalık’a aldırdığı Sabah. Zamanlaması çok ilginç. Sayın Bahçeli, ‘Devletin arşivi elinde, böyle bir belge varsa dürüst ve namusluysan açıkla’ dedi. O döneme ait tüm bilgi ve belgeler bizim de elimizde. Ben o müzakereleri yöneten heyetin başkanıydım. Sayın Başbakan namuslu ve dürüstse açıklasın diyoruz, hala da bekliyoruz.</p>
<p>* Siz neden açıklamıyorsunuz?</p>
<p>57. hükümette Barzani’ye hiçbir yardım yapılmamıştır. 1997-1999 arası bazı şeyler dışında. Biz 1999’dan sonra geldik.</p>
<p>* “97-99’da yapılıyordu” gibi mi okumalıyız?</p>
<p>AKP’nin 2002-2010’u da katalım açıklasın Başbakan. Zaten yeri geldiğinde biz açıklarız dedik. Bu iddialar ortaya atıldı çünkü AKP-PKK pazarlığı suçüstü halinde yakalandı. Kafaları bulandırmak için yapıldığı ortada. Ama biz 1994’ten 2010’a kadar ne yapıldığını açıklayacağız. Başbakan’ın ne yaptığı dahil.</p>
<p>* ‘1997-99’da para ödemesi mi yapıldı’ diye sorayım o zaman?</p>
<p>Devlet sırlarına girmem. Başbakan’ın elinde son 15 yılın kayıtları var. Para verildi mi, Sayın Başbakan’a sormak lazım. Devlet sırlarının sınırına geldiği için girmek istemiyorum ama açıklasın. AKP iktidarı döneminde ve hala da Barzani’ye para ödemesi yapılıyor mu, siz sorun.</p>
<p>* Koalisyon döneminde Öcalan ile bir şekilde temas sağlanıyor muydu?</p>
<p>İmralı canisiyle istihbarat amaçlı görüşmeler oldu mu olmadı mı bilmiyorum. Ama son görüşmenin önemi, zamanlaması, içeriği ve amacıdır. İstihbarat almak amaçlı değil -geçmiştekiler öyle olduysa ki bilmiyorum- referandumda evet pazarlığıdır.</p>
<p>* İstihbarat amaçlı görüşüldü mü, görüşülebilir mi?</p>
<p>Bilemiyorum. MİT nasıl çalışır onu da bilmem. Ama referandum sürecinde 4 defa görüşüldüğü söylenmektedir.</p>
<p>* ABD, Irak’tan çekiliyor, yeni bir dönem başlarken BDP’den ‘Özerklik’ sesleri yükseliyor?</p>
<p>Başbakan’ın PKK açılımı, ABD projesidir. 2007 yılında Bush görüşmesinde,’Biz gidince Barzani ve Talabi’den Irak’ın Arap unsurları intikam alacaktır. Bunları size emanet etmek istiyoruz’ denilmiştir. Yani Türkiye’ye bir nevi siyasi Çekiç Güç rolü verilmek isteniyor.</p>
<p><strong>ABD’NİN GİDERKEN VERDİĞİ SİLAHLARIN BİR KISMI DA PKK’YA GİTTİ</strong></p>
<p>* ABD Genelkurmay Başkanı Türkiye’ye geldi. Birlik ve silahlar nasıl çekilecek?</p>
<p>O birlikler ve silahlar hangi yoldan girdilerse o yoldan geri çekileceklerdir. Ağır teçhizatın bir kısmını zaten Barzani’nin iç kuvvetlerine verdiler. Hiç şüpheniz olmasın Barzani’ye verdikleri silahların bir kısmı da PKK’ya gitti. Bir de AKP 2003 yılından sonra Resmi Gazete’de yayınlanmamış, 3 gizli bakanlar kurulu kararnamesi ile Türkiye üzerinden ABD’nin tüm silah ve mühimmatının taşınmasına zaten izin vermiştir. İncirlik Üssü’nün hassas silah ve malzeme taşınması için merkez olarak kullanılmasına da izin verilmiştir.</p>
<p>* Tezkere gerekecek mi?</p>
<p>ABD muharip birlikleri Irak’tan çekilirken askeri birlik ve malzeme olarak Türkiye kullanılacak mı? Tezkereyi Sayın Davutoğlu’na sormak lazım. Çünkü ilgili anayasa maddesi ‘Yabancı silahlı kuvvet ve unsurlarının Türkiye’ye gelmesi TBMM’nin kararına bağlıdır’ diyor. Sayın Davutoğlu bunu ‘Konuşlanmayacak, transit geçecekler’ diye mi yorumluyor? Bunun sonucu olarak da ‘Tezkereye gerek yok’ mu diyor? Önce hükümet ne düşündüğünü söylesin, sonrasında konuşuruz.</p>
<p><strong>GÜLEN KADINLARA POZİTİF AYRIMCILIK İÇİN Mİ ‘ÖLÜLERİ KALDIRALIM’ DİYOR</strong></p>
<p>* Hanefi Avcı’nın kitabını okudunuz mu?</p>
<p>Göz attım. İddialar ciddi ama aynı ciddiyetle takip ediliyor mu bilemiyorum. Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma başlattı. Cemaat, ilginç bir cemaat. En son ‘Evet’ saflarına okyanus ötesinde yaşayan, Türkiye’de gelişmeler hakkında kendini siyasi fetva makamı olarak gören Fethullan Gülen hocaefendi de katıldı. ‘Canlılar da yetmez ölüleri de mezarlarından kaldırnıp oy kullandırılam’ dedi. Türk milleti kendi kendine şunu sorsun: Acaba Gülen hocaefendi, ‘Kadınlara pozitif ayrımcılık Türkiye için hayati bir şey. Ölüleri kaldıralım da bu geçsin’ diye mi ortaya çıktı. Yoksa Gülen’in hayati bulduğu bu pakette başka maddeler mi var? O iki tuzak madde mi ölüleri ayaklandıralım demeye sevk etti?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet.mn/2010/09/sohbet-mhpden-sok-ocalan-iddiasi-sohbet-odalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sohbet Ölüme böyle atladı</title>
		<link>http://www.sohbet.mn/2010/09/sohbet-olume-boyle-atladi/</link>
		<comments>http://www.sohbet.mn/2010/09/sohbet-olume-boyle-atladi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Sep 2010 14:08:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbet.mn/?p=1917</guid>
		<description><![CDATA[yapma be sohbet Askerden bir süre önce gelen Cemil Coşar&#8217;la evlilik planları yapan ve son anda Coşar&#8217;ın başka bir kızla nişanlandığını duyan Pınar Gül, Kemalpaşa Mahallesi&#8217;nde 4 katlı inşaatın çatısını çıktı. Vatandaşların haber vermesi ile olay yerine gelerek çatıya çıkan emniyet ekipleri, Gül&#8217;ü ikna etmeye çalıştı. Bu sırada itfaiye ekipleri de genç kızın atlama ihtimaline [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yapma be sohbet Askerden bir süre önce gelen Cemil Coşar&#8217;la evlilik planları yapan ve son anda Coşar&#8217;ın başka bir kızla nişanlandığını duyan Pınar Gül, Kemalpaşa Mahallesi&#8217;nde 4 katlı inşaatın çatısını çıktı. Vatandaşların haber vermesi ile olay yerine gelerek çatıya çıkan emniyet ekipleri, Gül&#8217;ü ikna etmeye çalıştı. Bu sırada itfaiye ekipleri de genç kızın atlama ihtimaline karşın, inşaat önüne hava yastığı açtı.</p>
<p><span id="more-1917"></span></p>
<p>Yaklaşık bir saat süren ikna çalışmaları netice vermeyince genç kız atlamak için harekete geçti. Düşeceği sırada çatıdaki yağmurluğa tutunan genç kız, yaklaşık 15 saniye havada asılı kaldı. Polislerin yukarı çekmeye çalıştığı Gül, bir anda kendini boşluğa bıraktı. 4&#8242;ncü kattan atlayan genç kız binanın bahçesindeki hava yastığının üzerine düştü.</p>
<p>Ağır yaralanan genç kız ambulansla hastaneye kaldırıldı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbet.mn/2010/09/sohbet-olume-boyle-atladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
